Cehalet
ve kültürün
zirvelere
vurduğu
insanlar
arasında
aydın -
halk kopukluğu başlar
Halk
adı üstünde,
her
zaman çoğunluktur.
Aydın
ise azdır.
Normalde,
aydın yön belirler.
Bu yön;
devlet düzeni, ülke güvenliği,
çağdaş
yaşam, yasalar ve
geleceği
güvence altına alacak
önlemlerle
birlikte;
eğitim
ve kültürün korunması ve
yaygınlaştırması
olarak özetlenebilir.
Halkın
ihtiyaçları basittir.
Vizyonu
dardır.
Yeme,
içme, barınma gibi kavramlar
onun
için yeterlidir.
Kendisine
yapılan devlet desteğini,
bir
cemaat hiyerarşisi içinde aldığından,
adeta
devleti kendisine düşman,
cemaatleri
dost olarak algılar.
Bu,
yavaş yavaş halkın devlet
düzeninden
uzaklaşmasını sağlarken,
kendi
kanunlarını yapmasına yol açacaktır.
Halkın
kanunları ise,
kendisine
engel teşkil ettiğini düşündüğü
aydınların
sindirilmesi,
görevden
uzaklaştırılması,
yandaşiarın
iş başına getirilmesi gibi,
devlet
düzenini değiştirecek mahiyette
olacaktır.
Halkı
din kisvesi altında,
cemaatlere
peşkeş çekmek ise;
bölünmeyi
hızlandıracaktır.
Bu da
Türkiye'yi engel olarak gören,
batılı
ülkelerin yazıp,
senaryolaştırdığı
desiselerden
başka
bir şey değildir.
Halk
idaresi
anlamına
gelen demokrasi,
hiç bir
zaman için;
devletin
devamlılığının üstüne geçemez.
Geçmemelidir
de.
Çünkü
devletin olmadığı yerde,
hiç bir
değerden söz edilemez.
Devletin
yetkili birimleri,
çok
uyanık olmalı,
böyle
bir gelişime asla müsade
etmemelidir.
Ahmet
ABASIKELEŞ
|
2008-04-25 01:14:27 - Çoğunluk doğru değildir! Doğru tektir!
Çok güzel düşünmüş ve çok güzel dile getirmişsiniz..
Bu düşüncelerin sadece burada sınırlı kalmaması, daha geniş kitlelere ulaşması ve eyleme dönüşmesi dileği ile..
Saygılarımla!