enter>
Click here for Myspace Layouts

  • 21/2/2008 - TELEFON NUMARAMI VERİYORUM
  • Bursa Erkek lisesine yakın bir yerdeyiz.

    Kapattığım kırtasiye dükkanının aşağısında,

    Ama yer gerçeğinden farklı.

    küçük bir bakkal dükkanına giriyorum.

    Sahibi tanıdık olurmuş!

    Biraz muhabbetten sonra;

    dükkanda kimsecikler yok.

    Bana emanet etti, galiba,

     diye düşünüyorum.

     

    Biraz sonra üç kişi geliyor.

    Kötü niyetli oldukları, her haliyle belli.

    Hemen dükkandan dışarı çıkıp;

    polisi arıyorum telefonla.

    Telefon numarası 011 olurmuş!

    Polis sesimi güçlükle anlıyor.

    Bağıra bağıra dükkanı soymaya gelen

     üç kişiyi tarif ediyorum.

     

    Biraz sonra,

     telefonda konuştüğümüz polisle,

    karşı karşıya geliyoruz.

    Beraberce dükkana geliyoruz.

    Bir sürü polis gelmiş.

    Ama polisler, favorili, bıyıklı, kızıl saçlı....

    alışılmışın dışında, tipleri var.

     

    Olayı anlatıyorum.

    Tamam, diyorlar.

    Dükkan tamtakır olmuş.

    Raflar dahi yok.

    Polislere zorla ev ve cep telefonumun

    numaralarını veriyorum;

    beni aramaları için.

    Şaşırıyorlar.

    Ama not da alıyorlar.

    Seni bilgilendiririz, yakalayınca diyorlar.

    Şaşkın bakışlar altında,

     ayrılıyorum, oradan.

     

     

    Ahmet ABASIKELEŞ

    Yorum ( 2 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 22/9/2007 - EFENDİ'NİN YARDIMI
  • Efendi, amcamın oğlu.

    Otuz üç yıl önce rahmetli oldu.

    Bir kaç ay önce, bir rüyamda,

    Bir römork buğdayın,

    evimize getirilmesi gerektiğinde,

    abimle bana: Taktör bulun,

    ben buğdayınızı getiririm, demişti.

     

    Asvalt yolun bir tarafında mezarlık,

    bir tarafında bizim tarlalar var.

    yolun sağına bıraktığımız,

    kırmızı bir traktör eşliğinde,

    ve kırmızı bir kamyonu

    hasat ettğimiz buğdayla doldurduk.

    Bütün bu ilşleri Efendi'nin desteğiyle,

    tamamladım.

     

    Bir süre sonra akşam oldu.

    Ardından gece oldu.

    Biz hâlâ tarladayız.

    Bu arada buğdayları yolda unuttuk.

     

    Hadi eve gidelim, geç oldu diyorum.

    Eve dönüyoruz.

    Bir odada teslime ablam,

    bir odada kız kardeşim da Huriye

    yataklarına uzanmışlar

    fakat uyumuyorlar.

    Ben yukarı çıktım, kızların yanına.

    Efendi aşağıda kaldı.

    Teslime ablam yavaşça,

    söylenmemesi gereken bir sözü,

    Efendi aleyhinde söyledi.

    Efendi'nin bu sözden dolayı kırılıp,

    dışarı çıktığını anladım.

    Hemen peşinden gidip yakaladım.

     

    Evin avlusunda

     amcamın kızı Sultan'ın eşi

    Tufan'ı gördük aniden.

    Neden buğday kamyonunu eve

    getirmediğimizi, sordu.

    Buğdayları unuttuğumuzu hatırladım birden

    Hadi Emmioğlu, getirelim, dedim.

    Hayır sana yardımım bu kadar,

    sözümü yerine getirdim, dedi.

    Her ne kadar ya ablamın lafını boş ver,

    sen bana yardım ediyorsun,

    onlara değil,

    dediysem de bir türlü razı olmadı.

    Kucağıma alıp zorla götürmeye

    çalıştıysam da havalara zıplıyordu.

     

    Birden gecenin karanlığında

    kamyonun kaybolma endişesi

    sardı içimi.

    Ama bir aydınlık oluştu aniden.

    Kamyonun silüeti göründü.

    Kaybolma endişesi ortadan kalktı.

    Yardımım bu kadar diyen Efendi'yi

    ikna etmeye çalışırken,

    uyanıyorum.

     

     

    Ahmet ABASIKELEŞ

    Yorum ( 15 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 4/8/2007 - EYLÜL'E
  • Varsın çığlık atsın martılar
    Karışsın iyotlar rüzgâra
    Mest etsin gül kokusu
    Sıcağın korkunç gizemini
    Ağlasın akşamın yalnız yıldızları
    Tutsun yerime Eylül'ün ellerini


    Ahmet ABASIKELEŞ

    Yorum ( 21 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 4/8/2007 - AYDIN - HALK KOPUKLUĞU
  • Cehalet ve kültürün

    zirvelere vurduğu

    insanlar arasında

    aydın - halk kopukluğu başlar

    Halk adı üstünde,

    her zaman çoğunluktur.

    Aydın ise azdır.

    Normalde, aydın yön belirler.

    Bu yön; devlet düzeni, ülke güvenliği,

    çağdaş yaşam, yasalar ve

    geleceği güvence altına alacak

    önlemlerle birlikte;

    eğitim ve kültürün korunması ve

    yaygınlaştırması olarak özetlenebilir.

     

    Halkın ihtiyaçları basittir.

    Vizyonu dardır.

    Yeme, içme, barınma gibi kavramlar

    onun için yeterlidir.

    Kendisine yapılan devlet desteğini,

    bir cemaat hiyerarşisi içinde aldığından,

    adeta devleti kendisine düşman,

    cemaatleri dost olarak algılar.

    Bu, yavaş yavaş halkın devlet

    düzeninden uzaklaşmasını sağlarken,

    kendi kanunlarını yapmasına yol açacaktır.

    Halkın kanunları ise,

    kendisine engel teşkil ettiğini düşündüğü

    aydınların sindirilmesi,

    görevden uzaklaştırılması,

    yandaşiarın iş başına getirilmesi gibi,

    devlet düzenini değiştirecek mahiyette

    olacaktır.

     

    Halkı din kisvesi altında,

    cemaatlere peşkeş çekmek ise;

    bölünmeyi hızlandıracaktır.

    Bu da Türkiye'yi engel olarak gören,

    batılı ülkelerin yazıp,

    senaryolaştırdığı desiselerden

    başka bir şey değildir.

     

    Halk idaresi

    anlamına gelen demokrasi,

    hiç bir zaman için;

    devletin devamlılığının üstüne geçemez.

    Geçmemelidir de.

    Çünkü devletin olmadığı yerde,

    hiç bir değerden söz edilemez.

     

    Devletin yetkili birimleri,

    çok uyanık olmalı,

    böyle bir gelişime asla müsade

    etmemelidir.

     

     

    Ahmet ABASIKELEŞ

     

    Yorum ( 6 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 21/7/2007 - MAĞARA
  • Abimle kızı İpek'i,
    balayı gezmesi için,
    Mağara'ya götürüyorum.
    Mağara bizim köyün doğusunda,
    yaklaşık, iki kilometre uzaklıkta.
    Bizim köy Ceyhan'ın Burhanlı köyü.
    Mağara'nın güzelliklerini , onlara tanıtırken,
    taş yatakları gösteriyorum, onlara.
    birden hava kararıyor.
    Abim ve İpek karanlığa doğru,
    Mağara'nın yukarılarına çıkarken,
    ben arabanın yanına iniyorum.
    Ama arabanın arkasına doğru
    bir beyaz arabada,bir kadın ve avcılar iniyor.
    Ben gayet yüreklice, yanlarına yaklaşıyorum.
    Abimlerin bir an önce,
     yanıma gelmesi için endişeleniyorum.
    Benim korkmadığımı görünce,
    avcılar da beni görmezden geliyor.
    Bu arada abimler de yanıma geliyor.
    Rahatlıyorum.

    Sonra Mağara'nın,
     başka bir bölümüne geliyoruz.
    Bir kısım insanlar yanımıza geliyor.
    Bir kısmı tanıdık, bir kısmı yabancı.
    Onlara buradaki eskiden, toplayıp yediğimiz,
    gelinalı bitkisinden bahsediyorum.
    Bir yağmur esnasında, pamuk çapalayan işçilerin,
    buraya sığınmak için geldiklerinde,
    bacak kalınlığında, yılan kabuğunu görüp,
    nasıl gerisin geriye korkup, kaçtıklarını,
    bağıra bağıra anlatıyorum.
    Beni ilgi ve hayretle dinliyorlar.

    Abimin hanımı bizi evde bekliyor
    Bu arada İpek'in eşyalarını,
    ve iki takım okey tahtalarını,
    bir torbaya yerleştirmeye çalışıyorum.
    Bir mobilet üzerine güzelce koyuyorum
    Mobiletin ön tarafı çok geniş.
    Bir çok eşya alıyor.
    Yanımda Altay, Koray ve Efe de var.
    Efe Abimin, diğerleri benim oğullarım.
    Abi, sen İpek'le arabayla,
     biz de  çocuklarla, mobiletle gideriz, diyorum.
    Sonra da, biz daha kalabılığız,
    arabaya biz, mobilete abimler biner,
    diye düşünüyorum.
    Uyanıyorum.


    Ahmet ABASIKELEŞ

    Yorum ( 3 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Kültür, edebiyar, sanat, tarih ve güncel konular

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    %BlogcuSidebar%>!--************CODE GEOGLOBE************--> geovisite
    geovisite !--************CODE GEOCOUNTER************-->

    Kategoriler

      Arkadaşlarım

    • nurdanhicyilmaz
    • mamila
    • şengül karsak
    • kalender2006
    • yarence1
    • muratbarut
    • kaybana
    • vezirhan
    • semra1973
    • o0nas0o
    • hazanmevsimleri
    • womentuana
    • asude42
    • Latife Günyüz ERDİNÇ
    • semvayt
    • magicdesignhayaleturet
    • apolitik
    • zuhalaksulu
    • zerreitoz
    • hunerliannem
    • papatya44
    • dogaylabasbasa
    • sepetim
    • nazaro
    • borsaci72
    • adanzeye
    • sessizciglik1
    • meleklerim64
    • yorgan96
    • esmoo
    • soylenmeyensozler
    • smge
    • gunesisitiyor
    • hazan can
    • birbeyazguvercin
    • sevgimabedi
    • sanalkulup
    • ebrugiller
    • hayatuzerine
    • Mehtap İçer
    • sevgiylekalin
    • emriyesultan37
    • denizaslani
    • cocuklardayaraticilik
    • byhaktan
    • ibonunyeri
    • elifozturk
    • yeniaci06
    • ezgim3
    • annemdenornekler
    • leyl67
    • yaraticieller
    • borsavehisse
    • haylimdeki
    • 100de100
    • alimuraterbil
    • tecworld
    • dilekaysa
    • rufeydem
    • gulmecce
    • morvadi
    • turkiyemveguzellik
    • bebisfotograflari
    • fuldaa
    • canesim1
    • whoever
    • siirdecan
    • scorpi172
    • elifveannesi
    • ciikoo81
    • cnmkopegim94
    • turksinema
    • yabancisinema
    • allahinadiyla
    • matraxbjk74
    • dnalar
    • sahagrup

      Reklam

    • Sayfa: 1 - Toplam: 4
      | Sonraki Sayfa

      Click here for Myspace Layouts